14 Temmuz 2013 Pazar

temizlik zamanı.

bir evde 2 abla varsa yapılabilecek en iyi şey temizliktir zaten. ama ne temizlik.

* ev bildiğin çöp ev olmuş melis. bir sürü giyilmeyen kıyafet, kullanılmayan eşya annemin depolama gücüyle birleşince ortaya böyle bi durum çıkması çok da şaşılası diil.

* ha benim de ondan kalır yanım yok; bi insan hangi kafayla lisedeki edebiyat defterini saklar bilemedim.

* o diil de, ben kendimi bildim bileli yazıp çiziyomuşum yahu. ilkokuldaki günlüğüm, ortaokuldaki günlüğüm, [bi vampir hikayesi yazmışım evlere şenlik] askerdeki günlüğüm, defterlerime çizdiğim modeller, kıyafetler filan.


* babam ve steinbeck'i aynı cümlede kullanmayı bırak, aynı düşüncede bile bi araya getirmek zordu, ta ki bu kitapların ona ait olduğunu öğrenene kadar. insanları gördüğümüzden ibaret sanmak gibi yanılgılara kapılmak konusunda üstüme yokmuş.

nurlar içinde yat sarı adam, dualarım seninle. ;)

[15 temmuz tarihli edit büdüt: steinbeck babama diil dayıma aitmiş. ama gorki sanıyorum babama ait. sonuçta kitap bizde olduğuna göre babam okumuş olsa gerek.]

***

sonuçta ev cillop gibi oldu. eksiklerimiz var, onları da hayallerimizde tamamladık ya, bi gün gerçeğe dönüştürmek kısmet olur umarım.

hazır evi temizlemişken içimiz eksik kalmasın dedi muhtemelen büyük ablam.

ailemle aramda bile isteye bıraktığım boşluğun, yıllar içinde ne kadar büyüdüğünün sözlü ifadesini, oldukça yüksek bi perdeden dinledim. bu kadar bağları sıkı bi ailede özgür ve huzurlu olabilmenin tek yolunun, bu boşluğu bırakmaktan geçtiğini ben biliyorum ama onlar anlamakta zorlanıyolar tabii.


yaptıklarımdan ya da yaşadıklarımdan pişman diilim. sadece daha farklı olabilecekken, seçme imkanım varken engellendiğim şeyler konusunda, her ne kadar unutmaya çalışsam da bi kırgınlığım var.

ama ne olursa olsun biz bi aileyiz ve her şeyi tatlıya bağlarız, di mi? ^^

ayrıca sen sen ol, regl dönemindeki bi kadını sakın kızdırma melis. sakın.

***

muhittin'le son zamanlarda yaptığımız tek şey temizlik zaten.

ya ben çok iyi oyuncuymuşum ya da o fazla duyarsızmış ki, bu zamana kadar yorulduğumu, her şeyin eskisi gibi olmadığını fark edememiş.

ha niye mi yoruldum? şöyle ki;

ona karşı olan duygularımla savaşmaktan,
özlemekten öldüğüm halde öyle diilmiş gibi davranmaktan,
beni istemediğini bilirken anlamamazlıktan gelmekten,
yaşanan güzel anların sonrasında hiçmişim gibi davrandığında üzülmüyomuş gibi yapmaktan.

neyse ki bunları sadece senle diil ken'siyle de paylaştım da temizledim, temizlendim melis.

şimdi o durumun tam tersi olduğunu söylüyo ama bende heyecan kalmamış ki, taze bitmiş.





napacağız melis?

4 yorum:

Unknown dedi ki...

ah ne çektin be Melis... Sen işe girerken bu kadar karışık bir patronun olacağını biliyor muydun? Adam karmakarışık maşallah.. Neyse en azından eksik adım ilerlemiyor..

Sonuçlara sevindim, büyük bir temizlik olmuş bu son günlerde, tertemizken ...

Adsız dedi ki...

Ben demiştim "siz yazma-sanız bile; ruhunuz yazar" diye. Bulunan günlükler hikayeler ve birde çizimler... Hepsi buna delil. :)

Mrs. Jackson

Not: Biliyorum üstüme vazife değil ama yine de yazacağım: Muhittin! sen ne bencil, sen ne sinir, sen ne kalas insansın ya... ;(

eso beso dedi ki...

kaan bey; inşallah olmuştur, umarım daha güzel şekilde de devam eder kuzum. :)

jackson hanımefendi; teveccühünüz efendim. :) estağfurullah, muhittin mesajınızı okumuştur sanıyorum. :D

meliiis, okumuş mu muhittin bi sor bakalım?

Adsız dedi ki...

Muhittinin raf ömrü bence çoktaaan dolmuş. Zaten en başından beride sizi haketmemiş o sebeple şayet okumadıysa bir an önce okusun ve titreyip kendine gelsin...
Yoksa bu temizlik faaliyetlerinden nasibini fazlasıyla alıp kendini çöp konteynerinde bulacak gibi geliyor bana...
Mrs. Jackson