eveeet, askerlik.
ben de naçizane tecrübelerimle, şimdilik çeşitli sebeplerle yırtmış fekat günün birinde kaçamayacak olan kezbanlar'mız içün yol gösterici mahiyette bir yazı döşeneyim dedim.
* yalnız ya da yanlış diilsiniz, aslında çoğu türk erkeği askerlik yapmak istemiyor. sadece bahaneler farklı. siz cinsel yöneliminizi ya da anti-militarist oluşunuzu öne sürersiniz, diğerleri sosyal hayatına / ailesine / kariyerine vermek zorunda kaldığı arayı. askerlik için yanıp tutuşan mini minnacık bir kesim ise doğduğundan beri pompalanan her türk asker doğar düşüncesinin sorgulamaktan aciz esirleri, çok takılmayın onlara.
* lisans / lisansüstü eğitim aldığınızı varsayarak yazıyorum: askerliğe elverişli olduğunuzun anlaşılması için mıncık mıncık bir muayene sürecinden geçmiyorsunuz. tsk'daki mantık şu: bu adam lisans / lisansüstü eğitim alabilecek kapasitedeyse, bir problemi olduğunda ifade edebilir. o sebeple muhtemelen yüzeysel olarak (2 m uzaktan doktorun sorduğu sorularla) muayene edilir ve askerliğe elverişli bulunursunuz. hatta siz askerliğe elverişli olmasanız da onlar elverişli hale getirmek için ellerinden geleni yapar, olmadı şartları yumuşatırlar: ortopedik rahatsızlığı yüzünden askerlikten muaf olmak isteyen bir arkadaşıma, eğer yapmak istiyorsa bunun bir problem olmayacağını, geri hizmete alabileceklerini söylemeleri gibi.
* dediniz ki "ayh benim orada ne işim var ayol, ben askerliğe elverişsizim!", çetin bir yola çıkmayı göze almışsınız demektir. zira tsk'nın bir düşünce çeşidi de şu: gel, ne olursan ol gel de seni silah altına alalım. sadece cinsel yönelimle de bir alakası yok, başka başka fiziksel ve psikolojik rahatsızlıkları kanıtlamak için de bin bir türlü prosedürden geçiyor ve dahi bu kurumu ikna edemeyebiliyorsunuz. bu yola başvurulacaksa gerçekten kararlı olmakta fayda görüyorum.
* gelelim zurnanın zırt dediği yere: askerde arkamdan top x diye bağırırlar mı? / hangi abazan asker fantazyasına malzeme olacağım? eğer travestilik sınırına kafa atan bir yapınız yoksa (bu tanımlama uç bir örnek teşkil etmesi bakımından yapılmıştır, transfobiye çekeni gökkuşağı desenli leğende çitilerim haberiniz olsun.) ya da yöneliminizi belli etmek için çaba içerisinde diilseniz kimse size karışmıyor. zaten oradaki er ve erbaşın derdi sizinle ortak: bir an önce bu görevi bitirip normal yaşantısına geri dönmek. komutanlar deseniz bir problem çıkmaması için ellerinden geleni yaparlar. eğer psikolojik açıdan sorunlu birine bulaşmazsanız böyle bir problem yaşayacağınızı sanmıyorum.
hatta bu maddeyle ilgili kendi tecrübelerimi paylaşabilirdim ama askerlik şubeleri önünde yığın olmanızdan korkuyorum. bir de bulogır buluşmalarında filan anlatacak konu çıkıyor.
* askerliğin paralel bir evrende yapıldığını unutmayın. sivil hayatta yürüttüğünüz mantık burada geçerliliğini yitiriyor maalesef. imzalayacağınız iş sözleşmesinde sabuna basarak kayıp düşmeyeceğimi taahhüt ederim gibi bir madde görseniz, hem siz hem işvereniniz karşılıklı kahkahayı patlatırsınız herhalde. ya da ailenizle / sevdiklerinizle aranızda özel olması gereken bir mektubun içeriğinin size dikte edilmesi, onu geçtim böyle bir mektup yazmaya zorlanmanız sivil hayatta karşılaşmayacağınız bir durum olsa gerek.
* son olarak; her ne kadar uzak durmak için çok çeşitli sebepler var olsa da, askerliğin farklı bir hayat tecrübesi olduğu gerçeğini göz ardı etmeyin. bir araya gelmenizin belki de imkansız olduğu insanlarla neredeyse 24 saatinizi paylaşmak, farklı coğrafyalardan hayat hikayelerine tanıklık etmek için buradan daha uygun bir ortam zor bulunur herhalde.
varsa başka merak ettikleri, yorumdur, meyıldır, tivittir filan ulaşsınlar melis. benim diyeceklerim bu kadar.

7 yorum:
ayy annem ben de habire ertelemeye uğraşıyorum da yetti gari kaldırsalar da kurtulsak :(
Ayh benim datlu dostum biricik arkadaşım benim için postlar mı yazarmış deyip deyip içli içli okudum. Sağolasın varolasın cancımcım..
Maddelerin içime su serpti iyi ki yazmışsın teşekkür ederim. Ben de gidip geleyim bakalım neler olacak ;)
@kaytan; ertelemeyin abem, aslanlar gibi yapın gelin vatani görevinize. :D
@kaan; şekerim sen gidip gelince herhalde uzun yıllar sürecek detaylı bir yazı dizisi hazırlarsın ama okurken ömrümüz vefa eder mi bilmem? ^.^
Bir de demez mi ben askerlik anılarımı dost meclisinde anlatırım diye kırdığı cevizleri bilmeyen kaldı mı acaba
Evet Melis alzaymırlı sahiben için söyledim
Melis! Bu postu okuyunca Kaan bey in şanslı olduğunu ve çokça sevildiğini düşündüm zira Eso beso beyefendi bloğuna zar zor yazarken; bu konuyla ilgili döktürmüş-süper eğlenceli bir post yazmış kendisinin ellerine sağlık. :)
Not: Kaan Bey e hayırlı teskereler dilerim.
Mrs. Jackson
melis söyle ogey amcana, benimkileri gölgede bırakacak anılarla döneceğine eminim. ^.^
jackson hanımefendiye de teşekkürlerimi iletiver. ^.^
ay en çok da o duşlarda yada hamamlarda yaşanabilecek enfes dakikalardan mahrum kaldığıma yanıyorum :(
Yorum Gönder